Tuesday, August 08, 2006

Ben Şimdi Ne Olacağım?

Bu yıl sınava gerecek milyonu aşkın gencin bir yandan yüksek öğrenim yapabilecek miyim kaygılarıyla uğraşırken bir yandan da hangi mesleğe yönelmeliyim sorusuna yanıt aramaktadır.Ancak şu ana kadar yapılan meslek belirleme anketlerinin hiç biri bunun cevabını %100 verememektedir. Bu testlerin temel özelliği kişilik yapılarını ortaya çıkarıp değişik mesleklerde başarılı kişilerin kişilik profilleri göz önünde bulundurarak tavsiye niteliğinden öte gidememektedir.Çünkü her insan kendine özgü ve özeldir. Herkesin yaşayış biçimi, öğrenme tipleri, alışkanlıkları ve beyin yapıları farklıdır. Bunları belli standartlara oturtmak mümkün olmasa da, benzer özellikler sergilerler. İnsanları tanıma üzerine çalışanlar bu benzerlikleri bir araya getirmeye çalışmışlardır.Genellikle kişilik tipleri dörde ayrılmıştır. Peter Urs Bender’e göre de tipler dörde ayrılır: Analitik, uyumlu, yönlendirici ve ifadeci kişilikler. Florence Littauer’da da aynı ayrım geçerlidir: Popüler optimist, melankolik, güçlü klorik ve barışçı soğukkanlı. Herrmann’ın Aracı 1995 yılında Amerika’da insan kaynakları konusunda yılın adamı seçilen Ned Herrmann, General Electric’te çalıştığı dönemden başlayarak ‘Herrmann Brain Dominance Instrument’ (HBDI) Herrmann Beyin Baskınlığı Aracı’nı geliştirdi. Dünya genelinde yaklaşık 4 milyon insana ve bin civarında şirkette uygulanan sistemde 120 soru yer alıyor. Bu sorular cevaplandığında bir insanın sağ ya da sol beyinli düşünme tercihi, kavramsal ya da deneysel düşünme tercihleri ortaya çıkar. Genellikle de bu tercihler belli mesleklere denk düşmektedir.Sözel ve sayısal olarak iki gruba ayırırsak değişik meslek gruplarından yapılan mülakat ve testlerde Mühendisler kendilerini analitik, matematikçi ve mantıklı olarak tarif ederler ve kendilerini sol beyin ürünü olarak kabul ederler. Sanatçılar ise kendilerini duygusal ve estetik sahibi olarak tanımlarlar, bu tanımlama sonucu sağ beyin ürünü oldukları ortaya çıkar. Teste tabi tutulan kişiler, zihinsel yapılarına uygun bir meslekte çalışıp çalışmadıklarını da öğrenme şansına sahip olmaktadırlar. Geleceğin meslekleriÇok değil 5 yıl öncesine kadar öğrencilere 'Üniversitede nereyi okumak istersin?' dediklerinde cevaplar, "Bilgisayar mühendisi, inşaat mühendisi, doktor veya öğretmen." olurdu. Gelişen teknoloji ile birlikte öğrencilerin tercihleri de farklı alanlara kaymaya başladı. Bilim adamlarının genlerin şifresini çözmeye başladığı günümüzde öğrenciler de, 'Hangi alanda çalışmak istersin? sorusuna, "Genetik mühendisi, moleküler biyoloji, endüstri mühendisliği, iletişim uzmanı" gibi yanıtlar vermeye başladılar. Doktorluk ve mühendislik hâlâ popülaritesini korurken öğretmenlik de gündemden düşmeyen mesleklerden. Geleceğin meslekleri arasında yönetim bilgi sistemleri, pazarlama, finansman danışmanlığı ve insan kaynakları var. Gelecek 10 yıl içinde yönetim bilgi sistemleri, pazarlama, finansman danışmanlığı ve insan kaynakları alanlarının, gençler için en gözde meslek dalları olacağı bildirilmektedir. Yeni ekonomi kavramlarının gündemde olduğu bugün, gençlerin de seçecekleri alanları bu doğrultuda belirlemeleri gerekir. gelecek 10 yılda belki de daha uzun bir süreyi kapsayacak dönemde "yönetim bilgi sistemleri", bu alanın bir sonraki aşamasında, şirketler açısından en önemli değerlerden biri olan insan faktörünü daha iyi yönlendirmeye ve geliştirmeye yönelik "insan kaynakları", "pazarlama", "finansman danışmanlığı" ve "tasarım mühendisliği" bölümlerinin ekonomi ve ticarette yerini alacağını söyleyebiliriz. "Bu alanlar, ticaret dışındaki değişimlerin düzenli izlenmesi ve analizinin yapılması, parasal kaynaklarının en iyi şekilde kullanılması, üretilen ürünlerin tüketicilere istedikleri yerde, zamanda tabii ki istedikleri fiyattan en uygun koşullarda satılmasına yönelik bütün faaliyetleri kapsamaktadır. Bunların dışında özellikle kalite yönetimi konusunda kalite uzmanlığı da kendi bilim dalımızda ön plana çıkacak meslek dalı olacak." E-TİCARET KAPILARI TIKLAYACAKElektronik ticaret—bilgisayar alanında çok geniş bir iş alanı açıldı, özellikle AB'nin üyesi olan Almanya'da, bilgisayar teknolojisi sektöründe yetişmiş eleman açığının 700 bin kişi dolayında olduğunu söylenmektedir "Bu açık, Almanya'ya beyin göçünü gündeme getirecek. Önümüzdeki yıllarda bizim gibi, Pakistan ve Kore gibi ülkelerden de AB ülkelerine beyin göçüne yol açacaktır. ABD NEREYE GİDİYOR?ABD'nin 2000 yılında yapacağı yatırımlar, mühendisliğin birçok farklı alanda ortaya çıkacağının sinyalini veriyor. Yapılacak yatırımları altı alanda toplamak mümkün. Bunlardan; malzeme sentezi ve üretimi, taşımacılık, bilişim ve iletişim, biyoteknoloji gibi alanlar dikkati çekiyor. Önümüzdeki yıllarda makine, bilgisayar, malzeme, endüstri, çevre ve kimya gibi mühendislik alanların ön plana çıkması bekleniyor. Ayrıca işletme, fiyatlandırma uzmanlığı promosyon analistleri, kalite mühendisleri, kalite mühendisleri marka araştırmacıları aranan mesleklerden olacak. TEKNOLOJİ YERİNDE DURMUYORTeknolojik değişimin meslekler üzerinde belirgin etkisini yapılan araştırmalar gösteriyor. Örneğin İngiltere'de yeni açılan işyerlerinin yüzde 73'ü teknoloji tabanlı. Eleman arayan şirketlerin yüzde 58'i teknoloji eğitimi almış elemanlar tercih ediyor. Türkiye'de ise yapılan planlamada öncelikle Ar-Ge (araştırma geliştirme), teknolojik gelişme, çevre koruma vb. yeni çalışma alanlarına ayrılacağı belirtiliyor. Gelecek dönemde telekomünikasyon yazılımcıları, elektronik, bilgisayar ve iletişim teknikerlerinin önünün parlayacağı yönünde. TIP HALEN REVAÇTATıp ve tıbbi bilimlerin yıldızı parlamaya devam edecek. Nöroşirürji (beyin cerrahisi) geleceğin önemli mesleklerinden olacak. Bunun gerekçesi ise stres, depresyon, melankoli gibi rahatsızlıkların kaynağının beyin kaynaklı olmasıdır. DEVLET KURUMLARIMIZDA APK( Araştırma,planlama,koordinasyon) KIZAK GÖREVLER AMA....AR-GE uzmanları, günümüz şirketlerinin gözdeleri. AR-GE uzmanları yeni ürünlerin piyasaya çıkmadan önce gerçek arz ve talep dengelerini belirlemek için ön çalışmalar yapıyorlar. İLETİŞİM DAHA DA ARTACAKİnsanların haber alma ihtiyaçları gelecekte de artarak devam edecek. Bu nedenle gerek yazılı, gerek görsel basın önem kazanacak. Bugünün gazetecileri özellikle savunma, ekonomi magazin gibi alanlarda uzmanlaşmayı tercih ediyorlar. TÜRKİYEDE GAYRİMENKUL HALA CAZİPGayrimenkul geliştirme danışmanlığı, dünyada yaygın bir iş kolu olmasına karşın Türkiye'de pek bilinmiyor. Gelecekte bu mesleği seçenler kazanacak. Yatırım yapılması halinde arsa gibi taşınmazların ekonomik değerini belirleyen bu iş kolu, fabrika ve şirketlerin de belirli zamanlarda ekonomik değerlendirmesini yapıyor. ÇEVRE BİLİNCİ GELİŞİYORSağlık, emniyet ve çevre uzmanları ise kendi sağlıklarını koruyarak çalışmalarını sağladığı gibi, şirketin çevreye zarar verip vermediğini de kontrol ediyor. Üretim arttıkça gelecekte bu konunun uzmanlarına büyük ihtiyaç duyulacak. Bu mesleği ön plana itecek gelişmelerden biri de şirketlerin ISO 14000'i alabilmeleri için sağlık, emniyet ve çevre sistemlerine sahip olmaları gerekiyor. Tercihin püf noktası Siz başarılı bir genç olabilir ve ne istediğinizi de çok iyi bildiğinizi düşünebilirsiniz bakalım sistem de sizin gibi düşünecek mi? Eğer idealleriniz sisteme takıldı mı belki bu güne kadar yaşadığınız stresi bir yıl daha belki de ömür boyu çekmek zorunda kalacaksınız!Tercihler bu kadar önemli çünkü..; Hayatınızın bundan sonraki akışı, yapacağınız bu tercihler doğrultusunda yönlenecek. Seçeceğiniz mesleğin bugünkü durumundan çok 10 yıl sonraki konumunu dikkate alın. Maaşlı biri mi, yoksa patron mu olmak istiyorsunuz? Nasıl bir ortamda çalışmak istiyorsunuz? Mastır ve doktorayı, yurtdışını düşünüyor musunuz? Bütün bunları bir bir gözden geçirin.Bu yıl tercihlerde dikkat edeceğiniz en önemli konu, lisede öğrenim görmüş olduğunuz alana uygun bir yüksek öğretim programını tercih etmektir. Alanınıza uygunluk gösteren bölümleri tercih ettiğinizde orta öğretim başarı puanınız 0,5 ile, alanınızla uygunluk göstermeyen bir bölümü tercih ettiğinizde ise 0,2 ile çarpılıp ilgili ÖSS puanınıza eklenecektir. (Meslek liselerinden mezun olan adaylar ise alanlarıyla ilgili tercih yaptıklarında orta öğretim başarı puanları 0,5+0,15 =0,65 kat sayısı ile çarpılıp ilgili ÖSS puanına eklenecektir.) Puan kaybına neden olmamak alanınızla ilgili bir yüksek öğretim programını tercih etmeniz gerekir.Kazandığınızda gidip okumayacağınız fakülteleri kesinlikle tercih listesine almayın. Her yıl en az 50 bin öğrenci bu yanlışı yapıyor ve bir sonraki yılın kazanma şansını riske sokuyor.Tercih sıralamasında puan mı, yoksa istek sırası mı önemli? Bu sorunun cevabı, kesinlikle istek sırasıdır. Daha az istediğiniz bir fakülteyi, sırf puanı yüksek diye çok daha fazla istediğiniz bir fakültenin üzerine yazmayın. Mesela tercih sıralamasında şunu diyorsanız, yanlış yapmış olursunuz: "Ben 4. tercihimi daha çok istiyorum. Ama puanı 2. tercihimden daha az, onun için alta yazdım."Ortalıkta dolaşan fakültelere ait puan ve yüzdelik dilimlerin tamamı geçen yıla ait. Bu yıl da aynı olması kesinlikle söz konusu değil. Bazı fakültelerde puanlar yükselirken, bazılarında da mutlaka düşmeler olacaktır. Y / ÖSS puanınızın 10, 15 puan üzerindeki fakülteleri de listenize alabilirsiniz.Özellikle yüksek puanlılar için en büyük tehlike, istedikleri alanlardan çok, popüler alanlara yönelmeleri.Gündemde popüler olan bir mesleğin sizi mutlu edeceğini kimse garanti edemez. Kişisel kapasite, yetenekle ve özellikle mutlu olabileceğinizi düşündüğünüz,kişiliklerinize uygun tercihler sadece size iyi bir meslek değil gelecekte zevkle icra edeceğiniz bir meslek ve mutluluk da sağlayacaktır. İlle de ODTÜ,İTÜ,Boğaziçi,Bilkent olsun diye direnmeyin Anadolu'daki üniversiteleri kesinlikle göz ardı etmeyin. Eskişehir, Adana, Gaziantep, İzmit, Sakarya, Bolu, Trabzon, Samsun, Antalya, Isparta, Konya, Van ve daha pek çok ilde çok iyi üniversiteler var.Bunları internetten araştırabilirsiniz.Vakıf üniversitelerin eğitim kalitesi devlet Üniversitelerinin üzerine çıkıyor nitekim devletteki isim yapmış öğretim üyeleri de buralara transfer oluyorlar. "En iyi yatırım kendine yatırımdır" prensibinden yola çıkılırsa, gücünüz yetiyorsa, hem sıradan bir bölümde okumaktansa, farklı bir İl’e gidip aynı parayı harcamaktansa, ailenizin bulunduğu bir ildeki özel üniversiteyi dikkate almanızda yarar var.

EN YAYGIN TERCİH HATALARI

1- Farklı puan türün­den ve orta öğretim­deki alanıyla uyuşmayan bölümler seçmek.
2- Tercih listesini doldurmak için istek dışı okullar yazmak.
3- Bölümlerin yüzdelik sıralarını göz önüne almayarak ölü tercih yapmak.
4- Bölümlerin özel şartlarına dikkat etmeden tercih yapmak.
5- Kodlama hatası yapmak.
6- Meslekleri ve üniversitelerin bulunduğu şehirleri tanımadan tercih yapmak.
7- Üniversite ve bölüm sınırlaması yaparak kazanma şansını azaltmak.
8- Tercih formunda doldurabilecek bütün tercihleri doldurmaya çalışmak.

Bunları Biliyor musunuz? ÖSS'yi kazanmış olmak için, ÖSS-SÖZ, ÖSS-SAY, ÖSS-EA ve ÖSS-DİL puanlarının en az birinden 105,000 veya daha yüksek puan alınması gerekmektedir.105,000 ile 119,999 puan alan adaylar ilgili puan türlerine göre iki yıllık meslek yüksekokulları ile açıköğretim programlarından tercih yapabilirler.120,000 ve daha yüksek puan alan adaylar ilgili puan türlerine göre lisans ve önlisans programlarından tercih yapabilirler.2001 ÖSS sınavına giren bütün adaylara Yükseköğretim programları ve kontenjanları kılavuzu ile 2001 ÖSYS tercih formu gönderilecektir. Adaylar tercihlerini 2001 ÖSS belli olduktan sonra yapacaklardır.Adayların sınav sonuç belgelerinde ağırlıklı ortaöğretim başarı puanları eklenmiş olarak Y-ÖSS puanları ile ilgili yüzdelik dilimler bulunacaktır.

Adil Maviş'e Teşekkürler

No comments: